18 Mayıs 2017 Perşembe

KARIŞIK

İnsan ruhunun ortalama 23 gram ağırlığındaki bir hacmi ömrü boyunca taşıyabileceği durumlara bu kadar yük etmesi kadar bir ironi hayatın,yakalayabileceğin tüm zevklerin kapısında nöbetçi duran azrailine kadar karmaşık olan bir dünyada,evreni dolduran yıldızlarına kadar.Kirli bir paspas gibi kurgular ve sürüsüyle ayak izleri,direksiyonsuz araba,emliyet kemerine bağlı kelepçe gibi beden,rota uçurum boyu hedef sert kayalıklar.Neden siyah bulutlar diye sormadan,beyaz şemsiyeyi açmak ? Önden buyurun,naziklik sahtelikte,gerçeklik bir cömert kadar sonsuz teklif,göçebe,uzun ve bi o kadar soğuk.Tahminlerin altında bir beden,kemikleri kırılırcasına klostrofobi hastalığı,karıncalar geziyor ve sineklerin ziyafeti.Aslı varoluşundan beri tutkun olduğuna kavuştuğu vakit,mükemmel bir bütünleşme,tepkisiz zamanı çürütüyor,gün geçtikçe ona benziyor,yağmur tuzu,güneş ruhu,tanrı oyunu.23 gram eksiklik dünyadan,bir ölüm çizgisi kadar temiz sütuna yazılı ve açık arttırmada olmasa paha biçilemeyen,değerlerin gündeme 72 saatten fazla oturamaması,büyük bir çıkışın harikulade düşüşü,kayıp gözlerini açtığından,kapattığına ana kadar ıslak yüz.Bir serzeniş ilahi sanatın minarelerinde,hiç bir isim kimliğindeki gibi yakın değilken,bir tek bizim için uzak ölü yataklar diyarı ve bi o kadar yakın yaşayan yakın insanların yalakalıkları.Aynada ki gibi her şey 3 saniye sonra odakladığında karma  hiçbir şeyin karışıklığı... 

6 Mayıs 2017 Cumartesi

KONTROL

Doğru ve yanlışın etrafımızdaki insanlara göre şekillendirdiğimizi ve iyinin ve kötünün aslında insanlar tarafından belirlendiğini anlayacağımız vakit hayatın standart seviyesinde ne kadar sıkıcı olduğunu,bunaltıcı düşüncelerin içerisinde ruhumuzun yorgunluğunu vücudumuzda hissedince,başarabileceğimiz tüm şeylerin aslında  yarıda kaldığını, vazgeçince üstüne yarım bıraktığımız şeylerin gözlerimizin önünde başkalarının tamamladığını görünce,edebiyat branşının bir roman yapıtında noktalama işaretleri kadar zor olan durumun,hukuk dalında adalet yapısına karşı sadistçe davranmamızın haz vereceğinin temennisini,kendimizi yabancılaştıracak şekilde emin olma söz konusunda inancımızın tıpkı bir ateist gibi inanmamaya inanmanın karmaşıklığı içerisinde olduğumuzu bilmenizi,bir farklılık ararken başkalarını yargılamaktan uzak durmanın vereceği erdemliği ve çok bildikçe susmanın ne kadar faydalı olacağını,istedikçe yetersizliği çaresizlikte arayacağımızı ve birisini anlamak isteyince kendimizi onun yerine koyarak empatide hoşgörü karşılayacağımızı,duygularımız kullanırsak,sahteliğinden kaçıp kuvvetli olduğumuzu anladığımız vakit bakışlarımızda buluşmaya bile gerek duymadan,insanlarla beş duyu organımızı kullanmadan gerçekleştirebileceğimiz bilgi aktarımında yaşayacağımız telepatinin doruklarında bir dahi gibi hissedip,neden kendimize bir kez olsun bu dünyada bir saniyeliğine de olsa tüm insanlardan farklı olduğumuzu anlamayacak kadar aptal olalım ? Kıralım kollarımızdaki prangaları,çılgınlıklarımızın taşmasını beklemek değilde onu kontrol altında tutmamızı öğrenelim,doğruyu-yanlışı,iyiyi yada kötüyü korkmadan yaşamak değilde,kimselere esir olmadan biz belirleyelim...