2 Ekim 2018 Salı

YAKINLIK VE UZAKLIK

    Her insanın çok yakın olduğu birileri veya birisi vardır mutlaka.Ne tuhaftır ki hiç beklenmedik davranışları da bu insanlardan gelmektedir.İnsanı belki bu hayatta en çok hayal kırıklığına uğratıp sarsan da bu olmalıdır.Belki bir çok insan gelişigüzel en sevdiğine bile mesafeli olacaksın prensiplerini,fazla muhabbetlerin tez ayrılık gibi tabulaşmış kriterlerini kendine benimsemekte ve bunu hayatına adapte etmeye çalıştığı halde icraatta yetim kalması ne kadar aciz durumdur.Buda sanırım insanın beyniyle kalbine hüküm vermekte ne kadar çelişkiye kapıldığının göstergesidir.
    İnsan kendinden başka kimselere sevgi konusunda kendini muhtaç hissetmemeli ve bunu bireyselleştirmemelidir.Nitekim ihtiyaç duygusu bazı zamanlarda kendini karşılayamadığı anda yerle bir olmak bu konuda iskambil kartlarından joker çekmek kadar kolaydır.Bu hususta duyguları evrenselleştirmek,bu geniş paylaşım ağında birikmek,biriktikleri yaymak ve yayıldıkça kendine çoğaldığını görmek,hislerinin kariyerinde kendini iyi,huzurlu ve mutlu etmek yolunda hiç yorulmadan  gideceğine en güzel işaret olacaktır.
    Bu işaret bilincin temelini atmakta ve bu temelin altından insan kendini sağlamlaştırmalıdır.Mutlak mesafe ilişki türleri arasında yaşanabilir,bunu basit görmemeli ve sonucunu düşünmeden yaşanılmalıdır.Bu yaşanılmak sadece mesafelerde değil ilişki türlerinin hepsinde geçerlidir.İnsana verilen aşırı sevgi gözden uzak değil gönüle yakın olmakla geçerlidir.Bu köprü bilinçten yüreğe giden en güzel duygu ve düşünce yapısıdır.Fakat ne acıdır ki harikalar yarattığımız yapıtların mimarisi olduğumuz bu  güzel eserleri bir anda yerle bir edecek kadarda gözü kör ve acımasız olabiliyoruz.Bazen aşırılılık ve fazlalık yüksek ihtimallere göre zarar getirdiği gibi herşeyide götürebiliyor.
    İnsana verilen aşırılık, karşı tarafın lehine  basitleştirme duygularını yüceltip,belirginliği sıradanlaştırdığında tüm heveslerin yitirildiği boyutta kaybetme korkusu devreye girmekte ve bu dünyada tüm nesnelerin o varlıkta anlam kazanmasının söz konusu olmadığını hissettirdiği vakit kazançların kârını keyifle yaşamanın verdiği hazda kendimizi izlemek ödül olmaktadır.Bunun en güzel özeti ise şu cümleyle gösterilebilir;Unutmayalım,dünyanın başına bir şey gelmedikçe güneş her zaman doğacaktır.
    İlişkiler yakınlık,uzaklık ne olursa olsun fark edilmeyecek,nitelendirilmeyecek,bir somut kavram içerisinden soyutlaştırılmayacak kadar adil olmalı ,bu gerçekliğin tespitini nicel olarak değil de kendi vijdanımızda belirgin kıldığımız sürece,kararların sağlamlığını,isteklerin ve arzuların kendi ellerimizde olduğunu gördüğümüz an,hayatta öncelik olarak kendi değerimizi,kurtuluşun aslında kendi ellerimizde olduğunu,çıkarlara inat bir başkası için kahramanlık yaparken düşman olduğumuzu,bencilliğin önünde yakınlığın , uzaklığın birer ölçü olduğunu eğer bu ölçülerde sınırsızlık çekiyorsak,kesinlikle öncelik olarak bu ölçüsüz insanlara değil kendimize mesafe koymamız gerektiğini bilmeliyiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder